Şah ve Mat: İlişkilerde Taktik Savaşları

Sevme ve sevilme ihtiyacı, insanlık tarihi kadar eski ve temel bir ihtiyaçtır. İlk çağlardan günümüze kadar, her dönem kendi kültürü içinde farklı ilişki biçimleri üretmiştir. Ancak değişmeyen bir şey var: insanın bağ kurma ihtiyacı. Günümüzde ilişki türleri çeşitlenmiş olsa da, birçok ilişkiyi iki uçta değerlendirmek mümkün: sağlıklı ilişkiler ve toksik ilişkiler.
Sağlıklı ilişkiler, karşılıklı sevgi, saygı ve anlayışın olduğu; iki tarafın da kendisi olarak var olabildiği ve duygusal dengenin korunduğu ilişkilerdir. Toksik ilişkiler ise zaman içinde sevgi ve saygının dönüşerek yerini kontrol, manipülasyon ve duygusal yıpranmaya bıraktığı ilişki biçimleridir. Son dönemde toksik ilişkiler içinde sıkça karşılaşılan bir model dikkat çekiyor: taktik üzerine kurulu ilişkiler.
Peki bu ne demek?
Taktik yaparak ilişki kurmak; kişinin olduğu gibi davranmak yerine, karşı tarafın beklentilerine göre şekil alması, kendine ait olmayan bir kimliği sergilemesi ve aslında yapmayacağı davranışları “ilişkiyi kazanmak” adına yapmasıdır. Ben bu ilişki modelini “şah ve mat ilişkisi” olarak tanımlıyorum. Çünkü burada bir bağ kurmaktan çok, kazanılması gereken bir oyun varmış gibi hareket ediliyor. Taraflar birbirini tanımaya değil, birbirini çözmeye çalışıyor.
Oysa satrançta taktik yapmak doğaldır; çünkü amaç oyunu kazanmaktır. Ama bir ilişkide amaç karşı tarafı yenmek değil, birlikte bir bağ kurabilmektir.
Taktiklerle başlayan ilişkilerde kısa vadede ilgi, heyecan ve çekim artabilir. Ancak uzun vadede bu durum şu sorunlara yol açar:
-Gerçek kimliğin gizlenmesi
-Güven duygusunun zedelenmesi
-Sürekli bir “rol yapma” hali
-Duygusal tükenmişlik
Çünkü kimse sonsuza kadar kendisi olmadığı biri gibi davranamaz.
Sağlıklı bir ilişki, strateji değil samimiyet ister.
Kazanma ihtiyacı değil, anlaşılma ve bağ kurma ihtiyacı üzerine kurulur.
Belki de asıl soru şu:
Bir ilişkide gerçekten kazanmak ne demek?